Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Fatma Seniha Nükhet Hotar, büyükelçi olarak atandı.Hotar'ın büyükelçi olarak atanması kararı, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı.DEÜ'de göreve geldikten sonra kişiye özel şartlarla ile kadro verdiği iddialarıyla gündeme gelen Hotar'ın akademik ve idari kodrolarda çok sayıda usulsüz karara imza attığı ortaya çıkmıştı.AKP'den 4 dönem boyunca milletvekilliği yapmış olan Fatma Seniha Nükhet Hotar'ın rektörlüğü boyunca neler gündeme gelmişti?
- Hotar’ın rektörlüğünü yaptığı Dokuz Eylül Üniversitesi, 2014 yılında ‘kız yurdu yapılması’ şartıyla bağışlanan 3 bin 140 metrekarelik araziyi 16 milyon 600 bin TL bedelle satmıştı.
- İşletme Fakültesi Dekanı Çağnur Balsarı tarafından Turizm ve Otel Yönetimi Anabilim dalında “Turizmde kalite ve akreditasyon alanlarında çalışmaları olmak” kriteri konularak Olgun Çiçek’e kadro verilmişti. Hotar tarafından Dış İlişkiler Koordinatörü olarak atanmış olan Çiçek, üniversitede maaş karşılığı vermesi gereken dersi vermediği halde bir buçuk yıl boyunca maaş almış ve 2022 yılının Ağustos ayında kurum ile ilişiğini kesmişti.
- İşletme Fakültesi Dekanı Çağnur Balsarı, branşı olmamasına rağmen kendisini Uluslararası İlişkiler Bölümü'ne bölüm başkanı olarak atamıştı. Rektör Hotar, bu atamaya da onay vermişti.
- Doç. Dr. Aksel Çelik, kendisine yönelik mobbing, suç uydurma ve iftira iddialarıyla ilgili YÖK'e başvurmuştu. Ancak YÖK, başvuruyu işleme koymamış ve üniversite rektörü Prof. Dr. Fatma Seniha Nükhet Hotar hakkındaki şikayeti reddetmişti.
- Hotar ile davalık olan bir diğer isim olan Doç. Dr. Bilgin Çelik, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde kendisine yönelik mobbing ve haksız suçlamalarla ilgili açılan disiplin davasını kazanmıştı. Çelik, rektörün kendisine karşı sürekli olarak haksız soruşturmalar açarak profesörlük unvanını engellemeye çalıştığını belirtmişti.
- 2019 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin taşınma kararına karşı çıkan öğrencilerin mücadelesine destek veren akademisyenlere üniversite yönetimi tarafından soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma, akademisyenlerin üniversitenin itibarını ve deprem raporunun güvenilirliğini zedelemekle suçlandığı gerekçesiyle açılmıştı.




