Şikayet edilen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in hem başsavcılık görevini yürüttüğü hem de aynı anda kamu iştiraki olan, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip yabancı bir ülkede bulunan şirkette yönetim kurulu üyeliği yaptığı sabittir. Somut bu durumun Anayasamıza ve ilgili mevzuata aykırı olduğu tartışmasızdır."
"EN AĞIR YAPTIRIMA HÜKMEDİLMESİNİ TALEP EDERİZ"Başvuruda ayrıca, Akın Gürlek’in başsavcı olarak görev yaptığı dönemde yürütülen soruşturmalarda "savunma hakkının kısıtlandığı, müdafilerin görevlerini yerine getirmelerinin engellendiği ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği" yönündeki daha önceki üç ayrı şikayetin de derdest olduğu hatırlatıldı.Şikayet dilekçesinin sonuç bölümünde ise şöyle denildi:NE OLMUŞTU?Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 5 Kasım’da Ümraniye’de gerçekleştirdiği mitingte, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Lüksemburg’daki Etimine S.A. şirketinin Kasım 2024 ve Ağustos 2025 tarihleri arasındaki dokuz ay boyunca şirketten maaş aldığı iddiasında bulunmuştu.“Anayasa ve ilgili mevzuatta öngörülmüş emredici hükümlere aykırı davranarak Cumhuriyet Savcılığı dışında özel bir şirketin yönetim kurulu üyeliği üstlenen Akın Gürlek hakkında gerekli adli ve idari soruşturmanın yürütülmesini, sonucunda kovuşturma izni verilerek kamu davası açılmasını ve en ağır yaptırıma hükmedilmesini vekâleten talep ederiz.”
Gürlek’in görevi nedeniyle böyle bir atamanın Anayasa'ya aykırı olduğu belirten Özel, “Lüksemburg'daki şirketten buna maaş bağlandığını biliyor musunuz, bilmiyor musunuz? Biliyorsanız nasıl görevde tutuyorsunuz? Bilmiyorsanız şimdi bundan sonra ne yapacaksınız?” diye sormuş, Gürlek’e ise “Lüksemburg'dan yüklü euro bazında bilmediğin dilde kararlar alan bir şirket üzerinden gelir elde ettin. Yarın sabah istifanı verecek misin, vermeyecek misin?" diye seslenmişti.




