Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na Kurultay Yanıtı: O Tarihi İşaret Etti

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de grup toplantısında konuştu. Özel, birinci parti olup AK Parti'yi yenilgiye uğrattıkları günden beri saldırı altında olduklarını dile getirirken, kurultay açıklaması yapan Kılıçdaroğlu'na da 26 Temmuz tarihini işaret ederek yanıt verdi.

Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Bu konuşmayı bir zafer olarak görmüyorum ancak bu kürsüde seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, Dikmen Kapı önündeki binlerin Türkiye'deki milyonların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum. Biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, sandığa inanırız. Seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki duruş çok anlamlıdır.

Bir zafer değil, bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Teslim olmamaktır. Direnmektir. Bütün ülkenin geleceğini düşünenlerin birlikteliğinin zaferidir.

'GRUP TOPLANTISI YAPMAK İÇİN FIRSAT GÖRÜLDÜ'

Manisa'ya cenaze töreni sığmadı. Kardeşimizi ancak Ferdi'ye nasip olabilecek bir törenle uğurladık. Orada olmak hepimize düşerdi. Orada olacaktık. 'Herkes orada olur' dedik. Bundan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Bugün bizim orada olmamızı burada grup toplantısı yapmak için fırsat görüldü, bir açıklama yapıldı.

'MİLLET BİR KARAR VERİR, KARAR BURADA TECELLİ EDİLİR'

Kim gelecek onlarla, partinin kapısına kim geldiyse onlar gelecekti. Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı, yöneticileri olmayacak. Kimin geleceğini, nasıl planladıklarını gördük. Millet bir karar verir o karar burada tecelli edilir. Herkese danıştım, en son Ferdi'nin sesiyle kararı verdim. Hep Manisa'ya gitmem gerekir, burada da bir şey çıkar. 'Sen orada lazımsın' derdi. Ben bugün burada lazımdım, burada kaldım.

'AK PARTİ'Yİ GERİDE BIRAKTIĞIMIZDAN BERİ SALDIRI ALTINDAYIZ'

Dört koldan saldırı altındayız. 3 yıl önce partimizde seçimleri kazandık, 10 ay sonra yüzde 38'le 47 yıl sonra partiyi 1'inci parti yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez geride bıraktık. O günden beri saldırı altındayız.

'HİÇBİR SEÇİLMİŞİN KOLTUĞU KESİNLEŞEMEZ'

Bu kumpası çözmezsen, 'CHP'nin iç işi' dersin. Kim karışır CHP'nin kurultayına? YSK denetiminde bütün süreçler bitmiş. Dönüp son 4 kurultayı yok say. YSK'ye göre yok değil. Hiçbir yer göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun kesinleşemeyeceği bir sisteme döndürdüler işi.

Sandıkla geldik, sandıkla gidemeyiz. Bütün mesele bu, bunun üzerine oturuyor sistem. Bu işi kim yapar? Bu işi bu çocuk yapar. Vaktiyle bütün kararları kim aldıysa, talimatla yapan birisine yargı kollarını kurdurdular.

'ÖLMÜŞ KARDEŞİME İFTİRA ATAN BİRİLERİNDEN BAHSEDİYORUM'

"Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum'a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, 'Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.' Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, 'Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim' deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz?

En son gitti, kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim deyip ifade verdirdiler. Nasıl olsa ölmüştür inkar edemez diye böyle hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum. Ölmüş kardeşime iftira atan, ölmüş başka bir kardeşimizin namusuna dil uzatan birilerinden bahsediyorum. Partiyi bu duruma getirerek partiyi kurumsuzlaştıran, adaysızlaştıran bir çözüm paketinde içeriden dışarıdan her türlü işbirliği ile bu işi çözmeye kalktılar."

'MESELE ERDOĞAN'I RAKİPSİZLEŞTİRME'

ABD bayrağına el basıp yemin eden birisinin televizyon kanalı. Ekrem İmamoğlu ile ilgili her türlü yalanı atan ama popüler olan cep telefonlarından, paralardan tutun da hiçbiri çıkmadı ya; TGRT, A Haber bu yalanları atarken iddianamede olacak derken şimdi ben yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, önseçimde oy verirken poz verenler Ekrem başkana 'Hırsız' demeye başladılar. Mesele Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Orada tutuklu insanlar bedenlerini sandıkla iktidarın değiştirilmesi için ortaya koyuyor.

'ŞU KADARCIK HAKKIMI HELAL ETMİYORUM'

Kapıda da söyledim, size de söylüyorum. Siz bugün Türkiye'yi kuruluş ayarlarına karşı kopmayan halkasınınız. O yüzden hem Ferdi'nin ölüm yıldönümünde bize bunları yapanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de bugün bu Meclis'in altında cürret edilen meseleye kim eğer alet olup el veriyorsa şu kadarcık hakkımı helal etmiyorum.

'O BİNADA KİMLER VAR BİLİYOR MUSUNUZ?'

Ömrüm boyunca bir kez kötü söz söylemedim, söyletmedim; ona söz söyleyenler için başıma neler geldi neler. Darbedildim, kürsülerin altında kaldım, neler yaşadı bu grup neler.

Partiye, geçmişe saygımızdan ağzımızı açmıyor, susuyorum. Ama bu partiye yaşatılanları gördükçe ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var biliyor musunuz? Saymadığım isim üstüne alınmasın.

O gün partinin üyesi olmayan milletvekillerimiz bile, CHP ile ilgili olmayan seçmenlerimiz bile herkes gözümde bambaşka bir yerdedir. O binada bugün Kemal Bey'e Çubuk'ta organize bir linç yaşatılırken ölümü göze alarak onunla birlikte, onu koruyarak yanında duran mesele Murat Emir orada yok.

Kemal Bey saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikasta uğrayan Seyit Torun yok orada. Çünkü Kemal Bey'e orada ateşler açılırken Kemal Bey'in üstüne kapanan Seyit Torun'u iki kolundan tutup da attılar binanın dışarısına.

Belediye başkanlarımız yok o salonda ama 'Bir sonraki operasyon şu CHP'li belediye' deyip haysiyet suikastı yapanlar o binada geziyorlar. Aykut Erdoğdu yok o binada ama İBB borsasında olan avukat o binada 'Arınma başladı' diye paylaşıyor.

'CHP'DE GÖREV YAPMIŞ KİMSEYE YAKIŞTIRMAM'

Her şeyi yapın ama bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni hain ilan eden dille; demokrasiyi tehdit gördüğü için her direnişe 'ayaklanma' her mitinge 'Türkiye'yi karıştırmak' diye bakan sığ anlayışının terminolojisini CHP'de görev yapmış kimseye yakıştırmam.

Asla ve asla CHP'ye paralel yapı, FETÖ ya da namuslu arkadaşlarımıza hırsız gibi iftiralara teslim olursak biz CHP olmayız. Elbette hukuka güveneceğiz ama onun için önce bu yargıdaki çeteyi dağıtacağız.

'TESLİM ALACAKLAR ÜLKEYİ'

Bir adım geri atarsak teslim alacaklar ülkeyi. 100 yıl önce Kuvâ-yi Milliye'de olduğu gibi sadece ve sadece millete güveneceğiz. Tarihi bir eşikteyiz. Artık geri dönülemez bir noktaya geldi. Ümit ediyorum, butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra bir aklıselim hakim olur. Diyalogdan hiç uzak durmadık.

KILIÇDAROĞLU'NA KURULTAY YANITI

Bu eşik dönülemez bir hale gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan sonra bir aklı selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin tane kurultay istemeyen seçilmiş yönetsin demeyeni bulamazsınız. O bin tane de bayramlaşma yapalım, getirelim grup yapalım; o bin tane gezdirilmişle ne kurultay ne bayramlaşma ne grup toplantısı yapabilirsiniz. O yüzden herkesin nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri derhal kurultay yapılsın diyor. Kendilerinin de talim olduğu bu sistem ortadan kalkarsa demokrasi ortadan kalkacağı için bunu söylüyorlar.

'26 TEMMUZ GEÇİRİLMEMELİ'

Bunun için diyalog olsa hiç uzakta durmadım. Efendim 'tedbir var kurultay yapılmaz.' Türkiye'nin tüm hukukçular aynı metinde birleşiyorlar. Kamu, seçim hukukçuları 'Kurultayın yapılması değil yapılmaması sorun' diyor. Başka bir görev yoktur, görev budur.

'Kurultay yapacağız' söylemlerini duyduk. Madem ki buna ikna oldunuz, o kurultayı yapmalısınız. 'Efendim birkaç ay sonraya söyleyelim, bir yıla yayalım. AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçimi o zaman yapalım'. Burada yapılacak iş 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir. Bu memlekette tüm umudu önümüzdeki seçim olan on milyonlarca kişinin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz, onlara kabusu yaşatır. Onları sandıktan koparırsınız, geri dönülemez bir şekilde kaybettirirsiniz.